Bak Bakalım Blogumda Var mı?

26 Ağustos 2011 Cuma

Bayram-Tatil-Kutlama

Yukarıdaki 3 kelime aslında herşeyi özetliyor. Ramazan bayramınızı kutluyorum, kaçamak yapabilenlere iyi tatille diliyorum, bu gecenizde dilediğiniz herşey sizin için hayırlıysa kabul olsun diyorum.

9 günlük bayram tatilimde Marmaris'teyim, arada Rodos'a bi bakıp dönücem, koylarda turlara katılıcam, güneşlenicem, bronzlaşıcam, dinlenicem, eğlenicem, gezicem, gelicem :))

Sevgiler...


24 Ağustos 2011 Çarşamba

Şunun Güzelliğine Bakar Mısınız?

Marmaris'te bol bol toplamak lazım bunlardan. Mavinin tonu da harika, yapmalı bundan yapmalııı...

Nivea Visage Pure&Natural Tonik

Bu toniği ilk çıktığı zamanlarda bir markette tanıtım görevlisinin öve öve bitirememesi ve fiyatının da uygun olması nedeniyle almıştım. Görüldüğü üzre tonik neredeyse bitmek üzere ve ben hala beğenip beğenmediğim konusunda kararsızım.
 
Neden mi? İçerisinde paraben, silikon, renklendirici ve mineral yağlar olmadığını öğrendiğimde ürünün tam bir bitkisel ürün olduğunu ve dolayısıyla da piyasadaki diğer toniklere nazaran tam anlamıyla işe yarayacağını düşünmemdi. Gerçekten de kullandığımda renksiz, yağsız, tazelik veren bir kokuya sahip, cildimde en ufak bir yanma yapmayan ürün olduğunu gördüm.

Ancak, kullanmaya devam ettikçe kutusunun arkasında yazan özellikleri tam anlamıyla cildime yansıtmadığını farkettim. Ne cildime ışıltı kattı, ne de tam anlamıyla temizledi. Ya da ben öyle düşünüyorum. Nasıl yani derseniz; ben bu toniği Garnier skin naturals vitamin İçeren jel temizleyicinin ardından kullanmaya başlamıştım. Ya o temizleyici, müthiş derecede başarılı bir şekilde cildimi temizliyordu da toniğe gerek kalmıyordu, hatta o yüzden tonikli pamuk bembeyaz kalıyordu, ya da bu tonik hiçbir işe yaramıyor. Çünkü bu şüphemi ortadan kaldırmak için başka temizleyiciler de kullandım o zaman da cildimi tonikle temizlediğim pamuk bayağı kirli görünüyordu.  
Aşağıdaki fotoğrafta temizleyici ardından yüzüme sürdüğüm tonikli pamuk yer alıyor. Beni bu kadar şaşırtan da bu oldu, yahu biraz da bir lekecik falan olmaz mı?
Kararsızım, bu toniği başka kullananlar ne düşünüyor acaba?

23 Ağustos 2011 Salı

Bugünlerde...

1- Sıcaklar biraz azalsa da Ankara'nın yazı beni bunaltıyor,
2- Canım hiç makyaj yapmak istemiyor,
3- Her ne kadar oruç tutamasam da Ramazan'ın etkisiyle sosyal hayatımızda biraz kısıtlanma oldu,
4- Yine de merak ettiğimiz Şirinler filmini izleyebildik,
5- Alışverişten geri durmuyorum, bugün yarın bir alışveriş postu daha yayınlarım,
6- 2 haftadır çözmeye çalıştığımız "Bayramda nereye gitsek" sorumuzun cevabını "Marmaris" olarak bulduk, mis gibi de bir otel ayarladık hem de dün hem de çoook uygun fiyata, biletimizi de biraz önce aldık hem de son 2 koltuk :)
7- Yaşasın 9 günlük bayram tatili !
8- Ve yaşasın valiz hazırlığı !

:))

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Harika Bir Baklava Tarifi

Bunu, geçen hafta kayınvalidemle birlikte yaptık. Dondurmayla ikram ettiğimiz baklavanın tadı tek kelimeyle harika. Tatlının en güzel yanlarından biri de hazır baklava yufkasıyla yapılıyor olması. Çok zahmetli gibi görünüyor ama bir taraftan da yapılışı çooook kolay.
Özellikle iftar davetlerinizde bu tatlıdan ikram edebilirsiniz. Şimdi sizi tarif vermek yerine fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum.









Son 1 Ayda Aldığım Cicilerim



Ve, Gezi&Gurme&Güzellik blogunun tatlı sahibesi sevgili Aygül'den kazandığım ödüllerim. Kendisine buradan bir kere daha teşekkür ediyorum. 
Önce hangisini/hangilerini tanıtmamı istersiniz?

Döndüm...

Aslında Cumartesiden beri Ankara'dayım ama iş-güç koşturmaca, yorgunluk atma çalışmaları derken Çarşamba'yı gördük.
Çok dinlenme ve tatil gibi olmadı aslında bu defaki kaçamağımız. Hatta bir yakınımızı hastanede ziyaret edelim derken, cenazesine gitmişiz de haberimiz yokmuş. Hayat...
Artık buralardayım, paylaşmaya devam ;)

5 Ağustos 2011 Cuma

Ben Önümüzdeki Hafta....

Kocaeli ve İstanbul dolaylarında olucam. 15 Ağustos'ta görüşmek üzere diyorum ve alışverişlerim, aldığım kozmetik ürünler, yaptıklarım, yaşadıklarımla buralarda olucam.

Not: Bu sabah bana gelen bir maille Gabrini hakkında bomba bir haberi öğrendim. Üzgünüm, sizlerle paylaşamıyorum ama bomba, önümüzdeki hafta gerçekleşiyor. Buralarda kopacak olan fırtınalara sanırım ben yetişemem ama döndüğümde bir ekleme de benden olur diyorum ;)

Sevgiler, görüşmek üzere...


4 Ağustos 2011 Perşembe

Safran Çiçeği Kolonyası

Geçen kış yaptığımız Safranbolu gezimiz sırasında satın aldığım bu cici kolonyayı şu sıcak yaz günlerinde kullanmamın bana verdiği ferahlık dışında kokuyu alan herkesin, (ama istisnasız herkesin) "Parfümünün adı ne, harika kokuyor" cümlesine önce şaşırdım, sonra da alışmaya başladım. O kadar ferah, o kadar fresh, bir de üstüne sütlük misler gibi kokması, kokuyu alanlarda parfümmüş hissi uyandırması doğru tercih yaptığımın göstergesi.
İşte böyle küçücük, minicik birşey ama büyük marifeti var kendisinin :) İyi ki stoklamışım.

2 Ağustos 2011 Salı

Ben Geçtiğimiz Hafta Sonu

Maşukiye-Sapanca-Kocaeli ve Akçakoca'daydım. Arkadaşlarla birlikte Ramazan öncesi son gezimizi yapalım diyerek Cumartesi sabahı erkenden yola çıktık.
Tavsiye üzerine açık havada, masaları minicik azıcık akan derenin yanıbaşında kurulu, köy usülü kahvaltı hazırladıklarını belirten "Şelale" adlı mekana gittik.
Bitmiş olan kaplarda,sucuklu yumurta ve menemen vardı. Bu, kahvaltıya maksimum 2 ekleyebildiğimiz 6 çeşit sıcaktan bizim seçtiklerimiz. Açıkçası müthiş hayal kırıklığıydı bizim için. Hem malzeme namına birşey yoktu, hem de kişibaşı 20,00 TL. Hani köy kahvaltısı yapmasak yutucaz da..Ayrıca görevliler de müşteri odaklı çalışmıyorlardı. Neyse, Maşukiye'ye yolunuz düşerse kesinlikle tavsiye etmiyorum. Bu mekanın yerine hemen biraz yukarısındaki yere gidin.
Bu güzel(!) kahvaltının ardından Sapanca'ya gitmek üzere yola koyulduk. Burada da aklımızda kalacak olan şey ATV Safari yapmamızdı.
Tozunu attırırız biz, bulunduğumuz mekanların ;) 
Hava o kadar sıcaktı ki, istediğimiz sadece gölge bir yerde olmaktı, nereye gidebiliriz; Sapanca Gölü'nün hemen yanıbaşındaki Mesire Yerine gidebiliriz.
Burada da biraz oyalandıktan sonra akşam kayınvalidemlere geçiş yaptık. Ertesi günse rotamız Akçakoca.
Akçakoca'da ise Ceneviz Kalesi'yle açılışı yaptık ama buraya resmen bayıldık. Gittikçe de kalabalıklaşıyor olması nedeniyle yer bulamayız korkusundan hemen bir masa kiraladık. Masamızın bulunduğu yerin hemen karşısındaki manzara da bu.

Mavi bayraklı tertemiz plaj. Buraya bir not eklemeden geçemiycem: Ceneviz Kalesi'ne giriş hem çok ucuz, hem yanınızda mangal ve malzeme götürmenize gerek yok, hem de piknik yaparken denize de girebiliyorsunuz. Fiyatlarının gayet makul olduğunu da ayrıca belirteyim.
Aşağıdaki fotoğraflar yine Ceneviz Kalesi'nden. Burada denizkızlarının, insanların, tuttukları dilekleri kabul ettiğine dair bir inanış var, dilek dilerken aşağıdaki metni okuyormuşsunuz.
Denizkızı nerede? 
Buraya da para atıyorlar. 
Vakit bayağı ilerledi ama gezecek birkaç yerimiz daha var. Önce merkeze geçiyoruz.
Merkezdeki parkın içerisinde yer alan kocaman heykeller.

Değişik mimarisiyle ilgi çeken Akçakoca Merkez Camii.
Ramazan'da sizin de kolaylıkla yapabileceğinizi düşündüğüm, "Mustafa'nın Yeri" adlı mekanda denediğimiz yöreye özgü "Melen Gücceği Tatlısı"
Ayrıca yöresel yemekler içerisinde "Mancarlı Pide" de vardı ama biz onu denemedik.
Ve son olarak merkeze 11 km. uzaklıkta bulunan Fakıllı Mağarası. İşletmeni, köy halkından biri, eline biletini almış, giriş ücreti alıyor, tahminimizce çocuklarını da mağarayı tanıtmak için ziyaretçilerin yanında rehberlik yapmak üzere gönderiyor.
Mağara girişinde yer alan kocaman kaya parçasını sadece bir ağacın kökünün, kayanın düşmesini engellemesine şaşırmamak elde değil. Görebildiniz mi kökü?
Oluşum hala devam ediyor.
Yerin 33 metre altındaki bu yer müthiş derecede soğuk, dikkat edin.
Ve böylelikle bir gezimizin daha sonuna geliyor ve rüzgar nereye eserse deyip gideceğimiz yeni yerlerin bizi kendisine çekmesini bekliyoruz ;)











Pantene Pro-V Onarıcı Bakım ve Nem Terapisi

Her ne kadar sample ürün olsa da paketlerin her biri 10 ml. ve elimde çok fazla olduğu için neredeyse orjinal boy bir ürün kullanıyormuş gibi rahatlıkla yorum yazabilirim. Paketi açtığınızda mis gibi bir koku yayılıyor bir kere. Ve koku da uzun süre saçlarınızda kalıyor.

Fönden, sıcaktan, fırçalamadan ve bazen de bakımsızlıktan dolayı kurumuş ve yıpranmış saçlarınız varsa ve saçlarınızı yumuşatan, bakım yapan ve saçlarınızın sağlıklı görünmesini istiyorsanız bu ürün tam size göre. İçeriğinde 3'lü Amino+Pro-Vitamin kompleksiyle güçlendirilmiş formülüyle saçları nemlendiriyor ve koruyor.

Ben, duş sırasında saçlarımı şampuanladıktan sonra masaj yaparak saçlarıma yediriyorum, 3-4 dakika saçımda bekletip duruluyorum. Özellikle yaz günlerinde gerçekten işe yarıyor, saçlarınızın mis gibi kokması da cabası ;)

Paketler ve stoğumdaki saç bakım ürünlerim bitsin, kesinlikle alıp kullanacağım bir ürün.

Not: Bu kadar çok sample sahibi olmamın tek nedeni; binamızdaki son dairede oturuyor olmamız ve tanıtım yapan kızın elinde kalan tüm ürünleri bana vermesinden kaynaklıdır. Sample görünce saldıranlardan değilim efenim.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Taze Bittiler- 10

Bu ay, "Taze Bittiler" postlarımın onuncusunu yayınlıyorum. Benim için harika bir çalışma. Blog okuyucularının büyük bir keyifle okuduğu, bloggerların da büyük bir keyifle hazırladığı bu yazıların faydalarını burada anlatmıştım. Yazının üzerinden 10 post hazırlamışım, aynı şevk, aynı heyecan mevcut hala bende.
Bu ay 12 ürünle vedalaştım, hiç de fena bir rakam olmadığını düşünüyorum ben. Neler bitirdiğime bakalım mı?
1- Pantene Pro-V Onarıcı Bakım ve Nem Terapisi: Bence bu ürün, ayrı bir post konusu. Çok çok memnun kaldım.
2-Esmen Manolya Kokulu Kolonya: Bu da aslında ayrı bir post konusu. Yaz aylarında bırakın parfümü, deodorant bile ağır gelebiliyor bazen. Ben de elimdeki çeşit çeşit sprey kolonyaları kullanarak ferahlıyorum. Bu kolonya da misler gibi manolya kokuyordu. Şişesini atmadım, onunla ilgili güzel planlarım var.
3-Eveline Peeling: Çok uzun aralıklarla kullandığım için gerçekten işe yarıyor mu, bilemiyorum. Düzenli kullanım şart.
4-Skin Polisher Yüz Maskesi: Cilt parlatıcı etkili bu yüz maskesini toplamda 4 kez kullandım. T bölgesi, normal ve kuru ciltler için uygun olması nedeniyle yazın kuruyan cildimi bu maskeyle canlandırmaya ve parlatmaya çalıştım. Maskenin içinde minik tanecikler vardı, bu tanecikler sayesinde cildin gözeneklerindeki kiri arındırdığı vaadediliyordu. Cildimi temizlemesine, yumuşacık yapmasına ve parlatmasına birşey diyemem ama açıkça söylemek gerekirse kokusu dayanılmaz derecede kötüydü. İçeriğindeki krem ve bal kokusunun karışımı sayesinde resmen maskeden soğudum.
5- Avon Super Magnify Maskara: Plastik fırçaya sahip olması nedeniyle pek de sıcak bakılmayan bir rimel ama kirpikleri kıvırarak uzatan, benim de başarılı bir maskara oldu kendisi.
6- Terkur Antihidrotik Krem: Yaz aylarında başımızın belası olan ayak kokularına çare olarak önerilen ilaçlardan biri. Vaadi, ayak terlemesini önlemek ama bu kadar sıcakta çok başarılı olduğu söylenemez. Bu kremi kullandıktan sonra ayaklarım yine terliyor ama en azından koku olmuyor. Eveline'in tarçın kokulu ayak kremini kullanıyorum şimdi, gerçekten çok memnunum, ayrı bir post yakında geliyor.
7- Avon Kalem Ruj: Çok uzun zamandır elimde olan bir üründü. Tek başına kullanmamın yanısıra başka renk rujlarla da karıştırarak kullandım, böylelikle  Hadi Bit Kutusu'ndan çıkarak çöpü boyladı.
8- Avon Smooth Minerals Ruj: Burada  açıklamıştım. Hiç memnun kalmadığım bir ruj oldu kendisi.
9-Opti Free Lens Solüsyonu: Her ay 1 tane bitirmeyeni dövüyorlarmış :)
10- Garnier Skin Naturals Vitamin İçeren Jel Temizleyici: Kendisini Migros indiriminde tanımış ve beğenmesem bile bir şekilde tüketirim düşüncesiyle satın almıştım. Ancak, beklediğimden çok üstün bir performans sergiledi kendisi. Yüzümü gerçekten çok iyi temizliyor. Öyle ki, ardından tonik kullanımına bile gerek olmuyor. Yapış yapış bir ürün değil ve bu nedenle kolaylıkla da yüzümden çıkıyor. Bence tek eksiği, temizlikten sonra cildimi biraz kurutması.
11- Thermal Gel Selülit Giderici Krem: Resmen fındıklı gofret kokan ve hiç bir işe yaramayan, burada açıklamalar geçtiğim ürün.
12- Dove Therapy Besleyici Bakım Kremi: Şampuan sonrası kullandığım ve sadece saçlarımı yumuşattığına inanadığım bildiğimiz saç kremi. Üzerinde "Besleyici Bakım Kremi" yazması, kendisinin iyi bir ürünmüş gibi gösterilmesine yol açmış o kadar.

Çekiliş Sonucu

Bildiğiniz gibi Temmuz ayında başlattığım çekilişim, 29 Temmuz itibariyle son bulmuştu. Çekilişime 43 katılım oldu. Bu nedenle, öncelikle beni yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum.

Random.org aracılığıyla yaptığım çekilişte kazanan:

16 numaralı yorumun sahibi: "tuğrazen".
Sevgili Mehtap Tuğra, iletişim bilgilerini worldsameworld@hotmail.com  adresime 3 gün içinde göndermeni bekliyorum, aksi takdirde yeni bir çekiliş yapmak zorunda kalıcam.

Yazılarım E-mailinize Gelsin ;)